Başkan Mustafa Cengiz’den Fatih Terim açıklaması!

Başkan Mustafa Cengiz’den Fatih Terim açıklaması!

Başkan Mustafa Cengiz, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Stadyumu’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu.

“SÖZLERİM HOCAYA YANLIŞ AKTARILDI”

“Empatisi kapalı, ironiden anlamayan, söylemleri tam tersine çekilen bir toplumda iyi dayanıyorsunuz. Maalesef öyle. Yaptığınız espriyi anlamıyorlar, kalkıp hocaya taşıyorlar. Banda alın öyle taşıyın. Çünkü yanlış anlıyorsun, yanlış aktarıyorsun.  O adam da açıp bana sormalı. Ben öyle yaparım. Abdurrahim ve Yusuf öyle yapmaz benim hakkımda. Çünkü telefon açıp sen bana bunu mu dedin diye sorarım.” 

Teknik direktörümüz Fatih Terim’in kendisiyle bu süreçte iletişim kurmadığını dile getiren başkanımız, “Aramadı. Hiç konuşmak için aramadı. Onun bizi gördüğü pozisyon gibi bir bakış açısı yok. Diğer başkan adaylarında da ortaya çıktı bu. Üst başkan gibi… Biz burada tedarikçiyiz… Futbolculara borcumuz yok. İki kişi problemdi. Birini yönetime hakaret ettiği için ihraç ettik. Kötü oynadığı için göndermedik. Taraftara kalsa hemen gönder diyordu; ama bir bölümü neden gönderdiniz dedi. Hayatının zeminle ilgili en düzgün Türkçe konuşmasını yaptı.” dedi.

“YÖNETİMİMDEN BİRİSİ ADAY OLURSA ONU DESTEKLEYECEĞİM”

Önümüzdeki seçimde oğlunuzun, Abdurrahim Albayrak’ın listesinde olacağı iddiasına ne dersiniz şeklindeki soruya Başkan Mustafa Cengiz şu yanıtı verdi: 

“Öncelikle adaylık konusunu açıklayayım; gerçekten insan bir noktaya kadar dayanıyor manevi baskılara, ‘’Lanet olsun!’’ diyorsun çekiliyorsun. Ben onu yazdığımda şu duygulardaydım: Sevgili Abdurrahim ve Yusuf, çok sevdiğim ve her zaman görüştüğüm Türker Arslan’ın cenazesine gittiler ben gidemedim. Müthiş üzüldüm. Geldiler moralleri sıfır. ‘’Ne oldu dedim? ‘’Yahu bize bir bakıyorlar’’ dediler. Kim bakıyor? diye sordum. İşte bu muhalif grubun özellikle lise kanadı, düşmana bakar gibi nereden geldiniz, nereden çıktınız bu bizim cenazemizdir der gibi bakıyorlar. Moralleri sıfır. Bu yapılacak iş mi! Bu bize reva mı! Ben birisi liseli olduğu zaman, iki kere sahip çıkıyoruz yahu! Hele bir divan üyesine üç kere yahu! Ben kendimi bildim bileli liselilerle ilk Ankara’da okulda karşılaştım. Yahu gördüğüm liseliyi tutuyordum. Hayatımın şokunu Mümtaz Soysal, bana 1 verdi orada yaşadım. ‘’Bizim müştereğimiz var bir de’’ dedim. Ne müştereği? dedi. Seninle ben aynı takımı tutuyoruz dedim. Yoo ben Beşiktaşlıyım dedi. ‘’Ne diyorsun sen dedim. Galatasaray Liselisin, Beşiktaş’ı mı tutuyorsun’’ dedim. ‘’Olsun isteyen istediği takımı tutar’’ dedi. Orada şok oldum. Hoca duymasın beni çok sever. 10 verdi bana. İkrah ettim. Benim arkadaşıma söylenen kötü söz, bana yapılmıştır. Kendimi savunmam ama ekibimdeki arkadaşımı ölümüne savunurum. Ben onları eleştiririm onlar da beni eleştirir o ayrı bir şey. Ama ben onları anonimde eleştirmem ve eleştirtmem. Biz kendi aramızda ne eleştiriler yapıyoruz o ayrı. Adaylık konusunda açık ve net söylüyorum; Orada iki ibare var ‘’Şu anda, mevcut koşullarda’’ ve ‘’Bu ilk seçimde yani 29 Mayıs’ı kastettim’’. Ben diyorum ki benim yönetimimden biri herkes değil, yönetimimdeki birisi aday olursa onu destekleyeceğim. Aday olmayacağım. Ama şartlar değişirse onlar da hayır olmayacağız derlerse, onlar benden beter onu söyleyeyim; ben onlara moral vermek durumunda kalıyorum. Haklılar. Ben laflara hiç dayanamam. Ben kavga adamıyım. Benden barış adamı olmaz. Şu anda rötar yapıyorum. Kötü söz söylemiyorum. En yakınlarım benimle hiç konuşmadan ne hükümler veriyorlar. 

“Ağzımı açacağım bir gün hiç de hoş olmayacak ama 3 gün lazım. Ben her üçüne de teklif ettim. Buradalar. Abdurrahim Bey’e, Yusuf Bey’e, Kaan Bey’e de gizlisi saklısı yok. Üçü de hayır dediler. Ama teklifim sürüyor. Onlar olduğunda ben rahatım. Serzeniş için söylemiyorum. 3.5 yılda 1 gün Bodrum’a gitmedik. Aday olmazlarsa ben devam edeceğim. Olmuyorlar. Bu seçimde olmalarını istiyorum. Bu arada bu seçimin de iptal olma ihtimali yüksek çünkü çok büyük bir kapanma döneminden geçiyoruz. Doktorlarla konuşuyoruz kapanmayı küt diye açtığımız zaman pik yapma tehlikesi var diyorlar. Biz kulüp yönetiyoruz. Ulaşılabilecek herkese soruyoruz. Bir kötülük, bir yönlendirme yapmayız. Devlete bunu yapamazsın ayrıca. Siz devleti tanımıyorsunuz. Yazıyorlar işte… Devlet deyip geçmeyin. Devlet dinler dinler dinler. Sonra ne olur, Allah bilir. Devlet öyle bir devlettir. Türk devleti deyip geçmeyin. Tüm Ortadoğu’da 1400 yıllık geçmişe sahip tek devlettir Türkiye Cumhuriyeti. Oğlumu yazmışlar. Yahu bunu yapmayın etmeyin! Biz bunu konuştuk asla ve kataa. Şu an ben başkanlık yapıyorsam oğlum sayesinde. İstasyonlara o bakıyor. O da gelirse bizi bir günde bitirirler. Şaka yapıyorum. Ama bitirirler rakipler güçlü. Ben oğlumun iş yapmasını istiyorum. Mehmet Cansun’un evine haciz gitti, haberiniz var mı? Şok geçirdik. Adama bir kişi destek olmadı. ‘Becerikli olaydın’ dediler. Galatasaray için ölmüş. Galatasaray için mal mülk satmış hiç kimsenin umurunda değil. Ağlayan kendine ağlar. Üzülen kardeşlerime laf atmıyorum. Ben realiteyi söylüyorum. Unutulur. Ben örneği verdim, Adana Demirspor Başkanı benden fazlasını yaptı, adamı anan var mı anan? Uyumadan önce açıyorum Twitter’ı, Mustafa Cengiz’i ara diye Google’da; adını duymadığım medya grupları neler neler yazıyorlar! Ciddi muhabirler, özellikle A Spor, TRT Spor’da az. Özellikle A Spor’da aman Allahım ne komplo teorileri. Milliyet’i açıyorum neler yazmışlar. 40 yıl düşünsem aklıma gelmez. Çok mutluyum fakat son günlerde çok üzülüyorum. Arkadaşlarım da öyle. Biz buraya geldiğimizde transfer yapamazdık. 4 günümüz vardı. Transfer tahtası kapalıydı. Basketbolda da kapalıydı. 400 bin € yatırmalıydık. Biz çok mutluyduk. Sigorta parasını ödedi Abdurrahim, geri aldık tabii… Ama dediler ki o parayı N’Diaye’den ödediler. Ama biz o parayı 3 ay sonra aldık. Hocası son ana kadar N’Diaye’yi bırakmadı. Bana lazım dedi fakat devamlı beni arıyor. Beni bırakmış oğlumu arıyor. Abdurrahim’i saymıyorum. Biz buna rağmen hoca ne diyorsa o dedik. Bu arada Ceyhun Gülselam değil, menajeri icraya koydu. Ceyhun’u çok seviyorum çok karakterli bir çocuk. Bizim futbolcularımız bak %15 hepsi indirdi. 3 kişi itiraz etti. FIFA’ya gittik. 52 tane gelen oyuncu. Giden oyuncu 78. Beceriksiz dedikleri yönetime bakın! Transfer alış satış rakamlarında artıdayız. Bunu Türkiye’de sergileyecek ikinci-üçüncü kulüp var mı! Herkes desin ki çifte sözleşme yapmadık. TFF’ye açıkça söyledim. Nerede denetçiler? Tek 1 tane bile çift sözleşme yok bizde. Az söyleyeyim, çok anlayın. TFF’ye söyledim, ihbar gibi olmasın gibi dedim. Nerede onların bağımsız denetçileri? Varsa… Harekete geçsinler. TFF’nin yok mu? Etik Kurulu? Talimatta yazmasınlar. UEFA’nın yok mu! Biz niye gece 11 buçukta transfer yaptık. “TFF, Nihat Bey ve Servet de yanında ‘Biz gelen evrağa göre işlem yapmak zorundayız başkanım’ diyor. Haklı. Hiçbir kulübü suçlamıyorum, 21 kulüp o da bir rezalet, ayrı konu. Benim suçum yok o işte. Olanlar kendini biliyor. 21 kulübü kastediyorum, biz de dahil. Çifte sözleşme veren varsa, kasaya koyan varsa çıksın ortaya.”

“HOCAMIZLA SÖZLEŞME UZATMAYACAĞIZ”

“Kolay sinirlenirim. Karşı taraftan iyi niyet görürsem kolay affederim. Sevgili Fatih Terim hocamız, konuşurken beni buz gibi etti. Abdurrahim Bey ve arkadaşlarla birlikteydik. Benim gözlerim fal taşı gibi açıldı. İçerideki ve dışarıdaki düşmanlar dedi. Birtakım kuruluşlar dedi ve sonra doğrudan beni hedef alarak düşman dedi. Ben Bodrum’a gidiyormuşum gibi bir şeyler diyerek beni ve yönetimi kastetti. Anlamamak için aptal olmak lazım. UltrAslan iki kez isim vererek beni istifaya davet etti. Diyet istemiyorum. Adama Ömer Seyfettin’in hikayesindeki gibi al diyetini derler ve atarlar önüne. Diyet istemiyorum. Tek laf size söyletmemiş adamım. Sen beni neden ismen yazıyorsun; ama yaz! Ben rahatım. Kendimi biliyorum. Ne sana ne taraftarıma hata yaptım Ne yolsuzluk ne hırsızlık yaptım. Yolsuzlukların hırsızlıkların önüne kesmeye çalışıyorum. Divandaki birçok üyeyi de savcılığa verdim. Süreç bitmeden konuşmuyorum. Her gün hakkımda yazı yazan adam savcılıkta, cezayı yedi. Vay beni ihraç etmişsin dedi. Geç bile kaldık. Sen ta Dursun Bey zamanında gitmedin. Dursun Bey aramıştır ve benim yapamadığımı sen yaptın diyerek teşekkür etmiştir. Borçlarını ödediğimizde arayacakmış arayamamış sağ olsun. Ben arayıp ezilmesini istemezdim zaten.” 

“Hocamızla neden uzatmıyoruz? Ben ve yönetim ile siz nasıl teknik direktörlük yapacaksın? Biz düşmanız! Brütüs müyüz? O anda istifa etmeliydi. Ona o yakışırdı. Bu işler sözleşme uzatma çabalarıyla, indirme çabalarının kalkmasıyla alakalı değil. Ver parayı. Şunu al.  Tam tersine bizden para isteniyor. Ben bunlara girmek istemiyorum. Yer yerinden oynar. Biz Fatih hocadan bunu beklemedik. Altı günden beri her gün hastanedeyim. İki tane beyinde çıkmış. Aramızda sinirden 2-3 gün uyumayan var. Var olsun hocam bunu yaptın, etkili bir konuşma yaptın. Düşmanlarını duman ediyorsun. Seni yürekten tebrik ediyorum. Bunu başardın. Yaptıkların netice veriyor. Eserinle övünebilirsin. Şimdi kemoterapiye tekrar başladım. Benim arkadaşlarım gitmeye korkuyor. Niye yapıyorsun sevgili hocam? Bir kere geçmiş olsuna gelmedin. Güzel laflar ettin, oğlumu aradın. Onun için oynayacağız dedin. Onun için 8 kere yenildik. Ben de söyle benim için oynamasınlar dedim. Şaka değil bunlar. Bir kere geleydin. Vallahi bekledim. Beyin ameliyatından sonra beyinsiz ne yapıyor diye kapıdan geçmiş olsun dedi. Bir kere. Ben düşmansam, arkadaşlarım, yönetim düşmansa ya onun yönetimle işi yok ya da tam tersi. Adam yazıyor! Fatih Terim büyüktür Galatasaray! Yazıyor! Galatasaray kırmızı çizgimiz! Yönetim genel kurulun seçtiği iradedir. Sen genel kurula hakaret ediyorsun, ey Fatih Terim sende! Bizi genel kurul seçti, kim seçmeyecek? Genel kurul. Sen sadece genel kurula havale edebilirsin bizi. Başka yetkin yok! Yetmiyor! Başkanlığı bıraktı, onursal başkan! Onursal başkan olarak konuşuyor. Gelecek yönetimlere diyor ki, siz de dikkat edin, kendinize gelin, cebinizde para varsa gelin anlamına gelen şeyler dedi. Sizin de imkanlarınız varsa gelin dedi. Sadece bana ayar çekmiyor onursal başkanımız. Gelecek adaylara da paranız, imkânınız varsa gelin diyor. Ben o dört adayın yerinde olsam sen kimsin ki bize ayar ve çizgi veriyorsun derdim. Tam tersi oldu. Dört adayımız biz tüm yetkiler Terim’e diye hashtag açtılar. Kim açtı bilmiyorum. Bize de biri cesaret edip yolladı. Tüm yetkileri Terim’e verin. O yönetsin dedi. Dediklerini yaptık. Terim’e verdik. Nereye gitti o kefaletler? Alacak mı o kefaletleri üzerine? Ey yeni gelecek olan yönetim. Alacak mısın bu kefaletleri? Kefaletleri bizim lehimize olduğu için kaldırmışlar. Gelecek olan yönetim kefaletleri de almadı. Biz bunu kaldırmaya çalışıyoruz. Bu yönetim buna girmesin diye yapılandırmayı bitirmeye çalışıyoruz. Ey adaylar! Siz Fatih’e yetki verilmesini mi istersiniz, kefaletlerin kalkmasını mı istersiniz yoksa üstünüze almak mı istersiniz? Her ikisini diyecek somun pehlivanlarını görüyorum. Boş konuşuyorsunuz. Ödeyemezsiniz. Evinize de icra gelir. Düşman dedi. Aday arkadaşlar deklarasyon yaptı Fatih Terim’in yanındayız diye. Ben değilim. Benim arkadaşlarım da değil. Terim bir karizma. Galatasaray’a büyük hizmetler yaptı. Kendisine hala müteşekkirim. Var olsun. Bize futbolda bu kupaları almamızda en büyük etkendir; ama tek başına değil! Asla tek değildir. Geçmiş hizmetleri için de çok teşekkür ediyorum. Ben olduğum sürece asla sözleşme uzatmam. Çünkü ben onun düşmanıymışım. Bir şart var. Çıkar özür diler, yanlış anladığını söyler. Oturup o zaman konuşuruz. Görüşebiliriz. Benim de inanmam gerekiyor. Birtakım istekler de var.”

Başkan Mustafa Cengiz futbol şubesinde tüm çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, “Tüm çalışmalar sürdürülüyor. Sağ olsun Abdurrahim kardeşim her gün Florya’da. Bir ara istenmeyen adamdı. Transferler devam ediyor. Abdurrahim Bey size gerekeni açıklar. Hiç problem yok bizim açımızdan. Taraftar emin olsun. Taraftar bize güvensin. Galatasaray’ı tutmaya devam etsinler. Beni tutmasınlar. Şu kişiyi bu kişi tutmasınlar. Kırmızı çizgimiz Galatasaray’dır. Şu veya bu kişi değildir. Taraftarımız bize güvensin. Biz zaten hata yaptığımız anda bırakırız.” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

tr Turkish
X